6 Ağustos 2010 Cuma

ABILIFY

Tablet

Bristol-MS


Etken Madde(ler):
Aripiprazol

Piyasa Şekilleri:
30 mg: 28 tablet, 15 mg: 28 tablet, 10 mg: 28 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Şizofreni: Abilify'ın önerilen başlangıç dozu öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek doz olarak verilen 10 veya 15 mg/gün'dür. İdame dozu günde 15 mg'dır. Klinik çalışmalarda, 10-30 mg/gün aralığındaki dozların etkin olduğu kabul edilmiştir. Bipolar Mani: Öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek doz olarak verilmelidir, başlangıç dozu genellikle günde 15 veya 30 mg'dır. Eğer gerekliyse, doz ayarlaması 24 saatten daha kısa sürede yapılmamalıdır. Antimanik etkililiği (3-12 hafta) 15-30 mg/gün doz aralığı için klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. 30 mg/gün'ün üzerindeki dozların güvenilirliği klinik çalışmalar ile değerlendirilmiş değildir. Abilify'nın 18 yaşın altındaki hastalarda güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir. Aripiprazolün güçlü bir CYP3A4 veya CYP2D6 inhibitörü ile eş zamanlı olarak uygulanması durumunda, aripiprazol dozu alışılmış olan dozun yarısına indirilmelidir. Kombine tedaviye son verildiğinde, aripiprazol dozu tekrar yükseltilmelidir. Güçlü bir CYP3A4 indükleyicisi aripiprazol tedavisine ilave edildiğinde aripiprazol dozu iki katına çıkarılmalıdır. CYP3A4 indükleyicisi kombinasyon tedavisinden çıkarıldığında aripiprazol dozu azaltılmalıdır. CYP3A4 ve CYP2D6 enzimlerini inhibe eden çok sayıda ilaçla eş zamanlı olarak tedavi gören hastalarda günlük dozun azaltılması göz önünde bulundurulmalıdır.

Endikasyonları:
Akut şizofreni epizodlarının tedavisinde ve idame tedavisi sırasında klinik düzelmenin devamlılığında endikedir. Bipolar I Bozukluğa eşlik eden akut mani epizodlarının tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Aripiprazole ya da herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlı olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hastanın klinik durumunun düzelmesi birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu dönem boyunca hastalar yakından gözlenmelidir. Psikotik hastalıklarda intihar girişimi olasılığı doğaldır, ilaç tedavisinin yanı sıra hasta yakından gözlenmelidir. Antipsikotik tedavi süresi uzayınca tardif diskinezi riski arttığı için, eğer tardif diskinezi belirti ve bulguları görülürse dozun azaltılması ya da ilacın kesilmesi düşünülmelidir. Bu bulgular geçici olarak kötüleşebilir veya tedavi kesildikten sonra dahi ortaya çıkabilir. Aripiprazol dahil antipsikotik ilaçların uygulanması ile bağlantılı olarak kimi zaman Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) denilen potansiyel olarak ölümcül bir bulgu kompleksi bildirilmiştir. NMS'nin klinik belirtileri hiperpireksi, kas gerginliği, mental durumda değişiklikler ve otonom instabilite belirtileridir (düzensiz nabız ya da kan basıncı, taşikardi, aşırı terleme ve kardiyak disritmi). Ayrıca kreatin fosfokinazda artış, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği de görülebilir. Eğer bir hasta NMS belirti ve bulguları geliştirirse, ya da NMS'nin diğer klinik belirtileri olmadan açıklanamayan yüksek ateş gelişirse, ilaç derhal kesilmelidir. Nöbet bozukluğu hikayesi ya da nöbetle ilişkilendirilen durumları olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Potansiyel olarak alfa1-adrenerjik reseptör antagonist aktivitesi nedeniyle, aripiprazol ortostatik hipotansiyon ile bağlantılı bulunabilir. Aripiprazol kardiyovasküler hastalığı (miyokard infarktüsü ya da iskemik kalp hastalığı hikayesi, kalp yetmezliği ya da iletim anormallikleri), serebrovasküler hastalığı ya da hipotansiyona neden olabilecek durumları (dehidratasyon, hipovolemi ve antihipertansif ilaçlarla tedavi) olduğu bilinen hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Aripiprazol, iç vücut sıcaklığında bir artışa neden olabilecek örneğin yoğun egzersiz, aşırı sıcağa maruz kalma, antikolinerjik aktivitesi olan ilaçlarla birlikte alımı ya da dehidratasyona maruz kalma gibi durumların söz konusu olacağı hastalarda uygun bir özen gösterilerek reçetelenmelidir. Antipsikotik ilaç kullanımı özofagus dismotilitesi ve aspirasyon ile ilişkilendirilmiştir. Aspirasyon pnömonisi riski olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen, demansla ilişkili psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski yüksektir. Ölüm nedenleri çeşitli olmakla birlikte, ölümlerin büyük bir kısmının kardiyovasküler (ör. kalp yetmezliği, ani ölüm) veya infektif (ör. pnömoni) tabiatta olduğu düşünülmüştür. Aripiprazol demansla ilişkili psikozu olan hastaların tedavisinde kullanılmaz. Alzheimer hastalığı ile ilişkili psikozu olan yaşlı hastalarda, ölüm dahil serebrovasküler advers olaylar (ör. inme, geçici iskemik atak) rapor edilmiştir. Aripiprazol ile tedavi gören hastalarda görülen serebrovasküler advers olaylar için istatistiksel olarak anlamlı bir doz yanıt ilişkisi vardır. Tedavi edilen hastalarda hiperglisemi ve diyabet bildirilmiş, bazı vakalarda hipergliseminin aşırı derecede olduğu ve ketoasidoz, hiperosmolar koma veya ölüm ile ilişkili olduğu rapor edilmiştir. Çok nadir hiperglisemi rapor edilmiştir. Şizofreni hastalarında arka plandaki diabetes mellitus riskinin yüksek olması ve genel popülasyondaki diabetes mellitus insidansının artmakta olması, atipik antipsikotik kullanımı ve glikoz anomalileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesini güçleştirmektedir. Atipik antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda hiperglisemi bağlantılı yan etki riski kesin olarak tahmin edilememektedir. Diabetes mellitus teşhisi konmuş ve atipik antipsikotiklere başlamış olan hastalar glikoz kontrolünün kötüleşmesi ihtimaline karşı düzenli olarak izlenmelidir. Diabetes mellitus risk faktörleri olan (örn. obezite, ailede diabetes hikayesi) ve atipik antipsikotik tedavisine başlayan hastalara tedavinin başlangıcında ve periyodik olarak tedavi süresince açlık kan şekeri testi yapılmalıdır. Bazı vakalarda, ilacın kesilmesine rağmen anti-diyabetik tedaviye devam edilmesi gerekmiştir. Hamilelik kategorisi C'dir. İnsanlarda sınırlı deneyim olduğu için, hamilelikte yalnızca eğer beklenen yarar fetusa karşı olan potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. İnsan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Hastalara, aripiprazol alıyorlarsa emzirmemeleri önerilmelidir. 18 yaşın altındaki hastalarda güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. Hastalar, aripiprazolün kendilerini olumsuz etkilemediğinden emin olana kadar motorlu araçlar dahil tehlikeli makinaları kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

Yan Etkileri:
Şizofreni hastaları üzerinde yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda görülen, tedavi gerektiren yan/advers etkiler: Çok sık (>%10): Baş ağrısı, uykusuzluk. Sık (>%1-<%10): Halsizlik, taşikardi, ortostatik hipotansiyon, bulantı, hazımsızlık, kusma, kabızlık, somnolans, akatizi, sersemlik, tremor, ekstrapiramidal sendroma, bulanık görme. Bipolar mani hastaları üzerinde yapılan kısa süreli plasebo kontrollü çalışmalarda görülen, tedavi gerektiren yan/advers etkiler: Çok sık (>%10): Bulantı, somnolans, akatizi. Sık (>%1-<%10): Vücut katılığı, göğüs ağrısı, hazımsızlık, kusma, kabızlık, miyalji, tremor, ekstrapiramidal sendroma, tükrük salgısında artış, konuşma bozukluğu, ajitasyon, bulanık görme. Nadir (>%0.1-<%1): Taşikardi, ortostatik hipotansiyon. Antipsikotik tedaviyle ilişkili olduğu bilinen ve aripiprazol ile ilişkili olarak da bildirilmiş istenmeyen etkiler arasında nadir nöroleptik malign sendrom bildirimleri ve tardif diskinezi ya da nöbet vakaları bulunmaktadır. Uzun Süreli Bipolar Mani Çalışmasında Bildirilen Yan/Advers Etkiler: Sinirlilik, tremor ve akatizidir. Pazara Sunum Sonrası Bildirilen Yan/Advers Etkiler: Çok nadir (<%0.01): Senkop, alanin aminotransferaz seviyelerinde yükselme, aspartat aminotransferaz seviyelerinde yükselme, GGT seviyelerinde yükselme, pankreatit, vücut sıcaklığı dengesinde bozukluk (ör: hipotermi, pireksi), alerjik reaksiyon (ör.anafilaktik reaksiyon, anjiyoödem, prurit veya ürtiker), hiperglisemi, diabetes mellitus, kreatinin fosfokinaz seviyelerinde yükselme, rabdomiyoliz ve priapizm.

İlaç Etkileşimleri:
Aripiprazolün SSS üzerindeki birincil etkileri göz önüne alındığı zaman, santral etki gösteren diğer ilaçlarla veya alkolle birlikte alındığı zaman dikkatli olunmalıdır. Aripiprazol, alfa1-adrenerjik reseptör antagonist akvitesi nedeniyle bazı antihipertansif bileşiklerin etkisini arttırma potansiyeline sahiptir. Hem CYP2D6 hem de CYP3A4 aripiprazol metabolizmasından sorumludur. CYP3A4'ü indükleyici ajanlar (ör. karbamazepin) aripiprazol klirensinde artış ve plazma seviyelerinde azalmaya neden olabilir. CYP3A4 (ör. ketokonazol) ve CYP2D6 (ör. kinidin, fluoksetin, paroksetin) aripiprazol eliminasyonunu inhibe edebilir ve plazma seviyelerini artırabilir. Ketokonazol ve aripiprazolün birlikte uygulanması, aripiprazol ve aktif metabolitlerinin EAA değerlerini sırasıyla %63 ve %77 artırır. Ketokonazol ve aripiprazol birlikte uygulanacağı zaman, aripiprazol dozu normal dozunun yarısına indirilmelidir. Diğer kuvvetli CYP3A4 inhibitörlerinin (itrakonazol) de benzer etkiler göstermesi beklenir ve benzer doz azaltması uygulanmalıdır, daha zayıf inhibitörler (eritromisin, greyfurt suyu) araştırılmamıştır. CYP3A4 inhibitörü kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu artırılmalıdır. Kuvvetli bir CYP2D6 inhibitörü olan kinidin ile birlikte uygulanması sonucu, aripiprazolün EAA değeri %112 artmış ancak aktif metaboliti olan dehidro-aripiprazolün EAA değeri %35 azalmıştır. Kinidin ve aripiprazol birlikte uygulanacağı zaman, aripiprazol dozu normal dozunun yarısına indirilmelidir. Fluoksatin ve paroksetin gibi diğer kuvvetli CYP2D6 inhibitörlerininde benzer etkiler göstermesi beklenir ve benzer doz azaltması uygulanmalıdır. CYP2D6 inhibitörü kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu artırılmalıdır. Güçlü bir CYP3A4 indükleyici olan karbamazepinin birlikte verilmesi sonucu, aripiprazolün ve aktif metaboliti dehidro-aripiprazolün Cmax ve EAA değerleri yaklaşık %70 oranında azalmıştır. Karbamazepin tedaviye eklendiğinde aripiprazol dozu iki kat artırılmalıdır. İlave doz artırımları klinik değerlendirme baz alınarak yapılmalıdır. Karbamazepin kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu azaltılmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder