6 Ağustos 2010 Cuma

ACCOLATE

Film Tablet

AstraZeneca


Etken Madde(ler):
Zafirlukast 20 mg

Piyasa Şekilleri:
56 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz 2x20 mg'dır. Bu dozun üzerine çıkılmamalıdır. Hepatotoksisite gelişebilir. Yemeklerle birlikte alınmamalıdır. 12 yaşından küçüklerde kullanılmamalıdır.

Endikasyonları:
Astımın proflaksisinde ve kronik tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Ürüne karşı daha önce duyarlılık göstermiş hastalara verilmemelidir. Geçmişinde orta veya ciddi böbrek bozukluğu olan hastalarda ve karaciğer bozukluğu veya siroz vakalarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Semptomların bulunmadığı dönemlerde bile düzenli alınmalıdır. Lökotrien antagonistleri akut astım ataklarının tedavisinde endike değildir. Ancak zafirlukast ile tedavi devam ederken oluşan akut astım ataklarında tedaviye devam edilebilir. Bronkospazmın çözülmesini sağlamak amacıyla kullanılmaz. İnhale veya oral kortikosteroidlerin yerini almak üzere birdenbire kullanımına başlanmamalıdır. Tedavi sırasında serum transaminazları yükselebilir. Serum transaminazları ve de ALT düzeyleri ölçülmeli, hasta uygun olarak tedavi edilmelidir. Gebelikte yarar/risk oranı gözönüne alınarak kullanılmalıdır. Emziren annelere verilmemelidir.

Yan Etkileri:
Başağrısı veya gastrointestinal bozukluklar görülebilir. Ürtiker ve angio ödemi içeren aşırı duyarlılık reaksiyonları, kabarcıklar dahil deri döküntüleri de bildirilmiştir. Serum transaminaz düzeylerinin yükseldiği gözlemlenmiştir. İleri yaştaki hastalarda da enfeksiyon insidansı artabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Salisilik asitle kullanılması plazmadaki düzeyinin yaklaşık %45 oranında artması ile sonuçlanabilir. Eritromisin ile kullanılmasında zafirlukastın plazma düzeyleri %40 kadar azalır. Teofilin ile kullanılması plazma düzeylerinin %30 kadar azalmasıyla sonuçlanabilir. Ama teofilin düzeyini etkilemez. Terfenadınle zafirlukast AUC değerinin %54 azalmasıyla sonuçlanır. Terfenadin düzeyi değişmez. Varfarin ile zafirllukast kullanılması, maksimal prototrombin zamanının %35 kadar uzamasına neden olur.

ACARİS

Tablet

Aris


Etken Madde(ler):
Akarboz

Piyasa Şekilleri:
50 mg: 30 tablet, 100 mg: 90 tablet, 100 mg: 30 tablet, 50 mg: 90 tablet içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Acaris tablet yemekten önce bir miktar sıvı ile yutulmalı ya da yemek başlangıcında ilk lokma ile çiğnenmelidir. Başlangıç dozu günde 3 kez 50 mg'dır. Maksimum akarboz dozu; 60 kg ve altındaki hastalarda günde 150 mg (3 kez 50 mg); 60 kg üzerindeki hastalarda ise günde 300 mg (3 kez 100 mg)'dır. Yine de bazı hastalar gastrointestinal yan etkileri azaltmak için dozun basamaklı biçimde arttırılmasından yarar görürler. Bunun için, günde tek doz 50mg veya günde 2 kere 50 mg ile başlamak ve sonunda günde 3 defa 50 mg'a çıkmak başarılı sonuç verir. Doz artışı, 4-8 haftalık aralıklarla bir saatlik postprandial glukoz ya da glukozlu hemoglobin düzeyleri ve toleransa göre yapılır. Kullanma süresi için bir kısıtlama yoktur. Sıkı diyet uygulamasına rağmen rahatsızlık şikayetleri gelişirse doz daha fazla arttırılmamalıdır.

Endikasyonları:
Diabetes Mellitus'un diyetle birlikte tedavisinde kullanılır. Bozulmuş glukoz toleransı tespit edilen hastalarda tip 2 diyabet başlangıcının önlenmesinde, diyet ve egzersiz ile birlikte kullanılır. Tokluk kan şekeri değerinin başlangıçta 7.8-11.1 mmol/l (140-200 mg/dl) arasında ve açlık kan şekeri değerinin 5.6 ve 7.8 mmol/l (100-125 mg/dl) arasında olması glukoz tolerans bozukluğu olarak tanımlanır.

Kontrendikasyonları:
Akarboz ve/veya tabletteki inaktif maddelerin herhangi birine karşı aşırı hassasiyet durumunda kullanılmaz. Çocuklarda ve gençlerdeki etkisi ve tolerabilitesi ile ilgili yeterli bilgi olmadığından akarboz, 18 yaşın altındaki hastalarda kullanılmamalıdır. Sindirim ve absorbsiyon bozukluğu ile birlikte görülen kronik barsak bozukluklarında kullanılmaz. Barsakta gaz oluşumunun arttığı durumlarda (örn. Roemheld's sendromu, büyük herniler, barsak tıkanıkları ve barsak ülserleri) kullanılmaz. Ciddi böbrek yetmezliğinde (kreatinin klirensi <25 ml/dak.) kullanılmamalıdır. Hamilelerde kullanımı ile ilgili yeterli bilgi olmadığından, akarboz gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Radyoaktif olarak işaretlenmiş akarboz süt veren sıçanlara verildiğinde, sütte az miktarda radyoaktivite bulunmuştur. İnsanda bu konuda yeterli bulgu yoktur. Ancak sütteki ilaca bağlı etkiler bebeklerde de görülebileceğinden, prensip olarak emzirme sırasında anneye verilmesi önerilmez.

Uyarılar:
Bilhassa daha yüksek dozlarda izole olgu olarak karaciğer enzimlerinde asemptomatik yükselmeler görülebilir. Bu nedenle tedavinin ilk 6-12 ayında karaciğer enzimleri izlenmelidir. Değerlendirilebilen olgularda akarboz tedavisi kesildiğinde bu değişikliklerin geriye döndüğü görülmüştür.

Yan Etkileri:
Çok sık olarak gaz ve barsak seslerinde artış, sıklıkla diyare ve karın ağrısı ve nadiren kusma görülür. Bu gastrointestinal belirtiler ciddi olabilir ve barsak tıkanması veya benzeri semptomlar ile karıştırılabilir. Önerilen diyabetik diyete uyulmuyorsa intestinal yan etkiler şiddetlenebilir. Diyabetik diyete bağlı kalındığı halde rahatsızlık semptomları ortaya çıkarsa, doktora danışılmalıdır ve doz geçici veya kalıcı olarak azaltılmalıdır. Önerilen günlük dozda akarboz alan hastalarda nadiren, klinik olarak anlamlı derecede anormal karaciğer fonksiyon testleri saptanmıştır (normalin üst sınırının 3 katı). Akarboz tedavisi sırasında görülen anormal değerler geçici olabilir. Çok ender olarak kızarıklık, eritem, ekzantem ve ürtiker gibi aşırı hassasiyete bağlı cilt reaksiyonları görülmüştür. Çok ender olarak ödem görülmüştür. Çok ender olarak sarılık ve/veya hepatit ve ilişkili karaciğer hasarı bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Akarboz ile tedavi sırasında, kolonda karbonhidrat fermentasyonunda artışın bir sonucu olarak sukroz ve sukroz içeren yiyecekler sıklıkla abdominal rahatsızlığa veya diyareye neden olurlar. Akarboz antihiperglisemik etkiye sahiptir, fakat hipoglisemi oluşturmaz. Eğer akarboz, sülfonilüre veya metformin içeren ilaçlara ve insüline ek olarak tavsiye edilirse, kan glukoz düzeylerinin hipoglisemik aralığa kadar düşmesini önlemek için sülfonilüre, metformin veya insülin dozunun uygun şekilde azaltılması gereklidir. Eğer akut hipoglisemi gelişirse, tedavi sırasında sukrozun, fruktoz ve glukoza daha yavaş olarak parçalanacağı akılda tutulmalıdır. Bu nedenle hipogliseminin hızla düzelmesi için sukroz uygun değildir ve glukoz kullanılmalıdır. Bazı vakalarda akarboz, digoksin için doz ayarlaması gerektirecek şekilde, digoksin biyoyararlanımını etkiler. Akarbozun etkisini zayıflatabileceği için, antasitler, kolestiramin, intestinal adsorbanlar ve sindirim enzim preparatlarının akarboz ile birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Dimetikon/simetikon ile etkileşimi yoktur.

ABILIFY

Tablet

Bristol-MS


Etken Madde(ler):
Aripiprazol

Piyasa Şekilleri:
30 mg: 28 tablet, 15 mg: 28 tablet, 10 mg: 28 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Şizofreni: Abilify'ın önerilen başlangıç dozu öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek doz olarak verilen 10 veya 15 mg/gün'dür. İdame dozu günde 15 mg'dır. Klinik çalışmalarda, 10-30 mg/gün aralığındaki dozların etkin olduğu kabul edilmiştir. Bipolar Mani: Öğünlerin zamanı dikkate alınmaksızın günde tek doz olarak verilmelidir, başlangıç dozu genellikle günde 15 veya 30 mg'dır. Eğer gerekliyse, doz ayarlaması 24 saatten daha kısa sürede yapılmamalıdır. Antimanik etkililiği (3-12 hafta) 15-30 mg/gün doz aralığı için klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. 30 mg/gün'ün üzerindeki dozların güvenilirliği klinik çalışmalar ile değerlendirilmiş değildir. Abilify'nın 18 yaşın altındaki hastalarda güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir. Aripiprazolün güçlü bir CYP3A4 veya CYP2D6 inhibitörü ile eş zamanlı olarak uygulanması durumunda, aripiprazol dozu alışılmış olan dozun yarısına indirilmelidir. Kombine tedaviye son verildiğinde, aripiprazol dozu tekrar yükseltilmelidir. Güçlü bir CYP3A4 indükleyicisi aripiprazol tedavisine ilave edildiğinde aripiprazol dozu iki katına çıkarılmalıdır. CYP3A4 indükleyicisi kombinasyon tedavisinden çıkarıldığında aripiprazol dozu azaltılmalıdır. CYP3A4 ve CYP2D6 enzimlerini inhibe eden çok sayıda ilaçla eş zamanlı olarak tedavi gören hastalarda günlük dozun azaltılması göz önünde bulundurulmalıdır.

Endikasyonları:
Akut şizofreni epizodlarının tedavisinde ve idame tedavisi sırasında klinik düzelmenin devamlılığında endikedir. Bipolar I Bozukluğa eşlik eden akut mani epizodlarının tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Aripiprazole ya da herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlı olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hastanın klinik durumunun düzelmesi birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Bu dönem boyunca hastalar yakından gözlenmelidir. Psikotik hastalıklarda intihar girişimi olasılığı doğaldır, ilaç tedavisinin yanı sıra hasta yakından gözlenmelidir. Antipsikotik tedavi süresi uzayınca tardif diskinezi riski arttığı için, eğer tardif diskinezi belirti ve bulguları görülürse dozun azaltılması ya da ilacın kesilmesi düşünülmelidir. Bu bulgular geçici olarak kötüleşebilir veya tedavi kesildikten sonra dahi ortaya çıkabilir. Aripiprazol dahil antipsikotik ilaçların uygulanması ile bağlantılı olarak kimi zaman Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) denilen potansiyel olarak ölümcül bir bulgu kompleksi bildirilmiştir. NMS'nin klinik belirtileri hiperpireksi, kas gerginliği, mental durumda değişiklikler ve otonom instabilite belirtileridir (düzensiz nabız ya da kan basıncı, taşikardi, aşırı terleme ve kardiyak disritmi). Ayrıca kreatin fosfokinazda artış, miyoglobinüri (rabdomiyoliz) ve akut böbrek yetmezliği de görülebilir. Eğer bir hasta NMS belirti ve bulguları geliştirirse, ya da NMS'nin diğer klinik belirtileri olmadan açıklanamayan yüksek ateş gelişirse, ilaç derhal kesilmelidir. Nöbet bozukluğu hikayesi ya da nöbetle ilişkilendirilen durumları olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Potansiyel olarak alfa1-adrenerjik reseptör antagonist aktivitesi nedeniyle, aripiprazol ortostatik hipotansiyon ile bağlantılı bulunabilir. Aripiprazol kardiyovasküler hastalığı (miyokard infarktüsü ya da iskemik kalp hastalığı hikayesi, kalp yetmezliği ya da iletim anormallikleri), serebrovasküler hastalığı ya da hipotansiyona neden olabilecek durumları (dehidratasyon, hipovolemi ve antihipertansif ilaçlarla tedavi) olduğu bilinen hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Aripiprazol, iç vücut sıcaklığında bir artışa neden olabilecek örneğin yoğun egzersiz, aşırı sıcağa maruz kalma, antikolinerjik aktivitesi olan ilaçlarla birlikte alımı ya da dehidratasyona maruz kalma gibi durumların söz konusu olacağı hastalarda uygun bir özen gösterilerek reçetelenmelidir. Antipsikotik ilaç kullanımı özofagus dismotilitesi ve aspirasyon ile ilişkilendirilmiştir. Aspirasyon pnömonisi riski olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Atipik antipsikotik ilaçlarla tedavi edilen, demansla ilişkili psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski yüksektir. Ölüm nedenleri çeşitli olmakla birlikte, ölümlerin büyük bir kısmının kardiyovasküler (ör. kalp yetmezliği, ani ölüm) veya infektif (ör. pnömoni) tabiatta olduğu düşünülmüştür. Aripiprazol demansla ilişkili psikozu olan hastaların tedavisinde kullanılmaz. Alzheimer hastalığı ile ilişkili psikozu olan yaşlı hastalarda, ölüm dahil serebrovasküler advers olaylar (ör. inme, geçici iskemik atak) rapor edilmiştir. Aripiprazol ile tedavi gören hastalarda görülen serebrovasküler advers olaylar için istatistiksel olarak anlamlı bir doz yanıt ilişkisi vardır. Tedavi edilen hastalarda hiperglisemi ve diyabet bildirilmiş, bazı vakalarda hipergliseminin aşırı derecede olduğu ve ketoasidoz, hiperosmolar koma veya ölüm ile ilişkili olduğu rapor edilmiştir. Çok nadir hiperglisemi rapor edilmiştir. Şizofreni hastalarında arka plandaki diabetes mellitus riskinin yüksek olması ve genel popülasyondaki diabetes mellitus insidansının artmakta olması, atipik antipsikotik kullanımı ve glikoz anomalileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesini güçleştirmektedir. Atipik antipsikotiklerle tedavi edilen hastalarda hiperglisemi bağlantılı yan etki riski kesin olarak tahmin edilememektedir. Diabetes mellitus teşhisi konmuş ve atipik antipsikotiklere başlamış olan hastalar glikoz kontrolünün kötüleşmesi ihtimaline karşı düzenli olarak izlenmelidir. Diabetes mellitus risk faktörleri olan (örn. obezite, ailede diabetes hikayesi) ve atipik antipsikotik tedavisine başlayan hastalara tedavinin başlangıcında ve periyodik olarak tedavi süresince açlık kan şekeri testi yapılmalıdır. Bazı vakalarda, ilacın kesilmesine rağmen anti-diyabetik tedaviye devam edilmesi gerekmiştir. Hamilelik kategorisi C'dir. İnsanlarda sınırlı deneyim olduğu için, hamilelikte yalnızca eğer beklenen yarar fetusa karşı olan potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. İnsan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Hastalara, aripiprazol alıyorlarsa emzirmemeleri önerilmelidir. 18 yaşın altındaki hastalarda güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. Hastalar, aripiprazolün kendilerini olumsuz etkilemediğinden emin olana kadar motorlu araçlar dahil tehlikeli makinaları kullanmamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

Yan Etkileri:
Şizofreni hastaları üzerinde yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda görülen, tedavi gerektiren yan/advers etkiler: Çok sık (>%10): Baş ağrısı, uykusuzluk. Sık (>%1-<%10): Halsizlik, taşikardi, ortostatik hipotansiyon, bulantı, hazımsızlık, kusma, kabızlık, somnolans, akatizi, sersemlik, tremor, ekstrapiramidal sendroma, bulanık görme. Bipolar mani hastaları üzerinde yapılan kısa süreli plasebo kontrollü çalışmalarda görülen, tedavi gerektiren yan/advers etkiler: Çok sık (>%10): Bulantı, somnolans, akatizi. Sık (>%1-<%10): Vücut katılığı, göğüs ağrısı, hazımsızlık, kusma, kabızlık, miyalji, tremor, ekstrapiramidal sendroma, tükrük salgısında artış, konuşma bozukluğu, ajitasyon, bulanık görme. Nadir (>%0.1-<%1): Taşikardi, ortostatik hipotansiyon. Antipsikotik tedaviyle ilişkili olduğu bilinen ve aripiprazol ile ilişkili olarak da bildirilmiş istenmeyen etkiler arasında nadir nöroleptik malign sendrom bildirimleri ve tardif diskinezi ya da nöbet vakaları bulunmaktadır. Uzun Süreli Bipolar Mani Çalışmasında Bildirilen Yan/Advers Etkiler: Sinirlilik, tremor ve akatizidir. Pazara Sunum Sonrası Bildirilen Yan/Advers Etkiler: Çok nadir (<%0.01): Senkop, alanin aminotransferaz seviyelerinde yükselme, aspartat aminotransferaz seviyelerinde yükselme, GGT seviyelerinde yükselme, pankreatit, vücut sıcaklığı dengesinde bozukluk (ör: hipotermi, pireksi), alerjik reaksiyon (ör.anafilaktik reaksiyon, anjiyoödem, prurit veya ürtiker), hiperglisemi, diabetes mellitus, kreatinin fosfokinaz seviyelerinde yükselme, rabdomiyoliz ve priapizm.

İlaç Etkileşimleri:
Aripiprazolün SSS üzerindeki birincil etkileri göz önüne alındığı zaman, santral etki gösteren diğer ilaçlarla veya alkolle birlikte alındığı zaman dikkatli olunmalıdır. Aripiprazol, alfa1-adrenerjik reseptör antagonist akvitesi nedeniyle bazı antihipertansif bileşiklerin etkisini arttırma potansiyeline sahiptir. Hem CYP2D6 hem de CYP3A4 aripiprazol metabolizmasından sorumludur. CYP3A4'ü indükleyici ajanlar (ör. karbamazepin) aripiprazol klirensinde artış ve plazma seviyelerinde azalmaya neden olabilir. CYP3A4 (ör. ketokonazol) ve CYP2D6 (ör. kinidin, fluoksetin, paroksetin) aripiprazol eliminasyonunu inhibe edebilir ve plazma seviyelerini artırabilir. Ketokonazol ve aripiprazolün birlikte uygulanması, aripiprazol ve aktif metabolitlerinin EAA değerlerini sırasıyla %63 ve %77 artırır. Ketokonazol ve aripiprazol birlikte uygulanacağı zaman, aripiprazol dozu normal dozunun yarısına indirilmelidir. Diğer kuvvetli CYP3A4 inhibitörlerinin (itrakonazol) de benzer etkiler göstermesi beklenir ve benzer doz azaltması uygulanmalıdır, daha zayıf inhibitörler (eritromisin, greyfurt suyu) araştırılmamıştır. CYP3A4 inhibitörü kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu artırılmalıdır. Kuvvetli bir CYP2D6 inhibitörü olan kinidin ile birlikte uygulanması sonucu, aripiprazolün EAA değeri %112 artmış ancak aktif metaboliti olan dehidro-aripiprazolün EAA değeri %35 azalmıştır. Kinidin ve aripiprazol birlikte uygulanacağı zaman, aripiprazol dozu normal dozunun yarısına indirilmelidir. Fluoksatin ve paroksetin gibi diğer kuvvetli CYP2D6 inhibitörlerininde benzer etkiler göstermesi beklenir ve benzer doz azaltması uygulanmalıdır. CYP2D6 inhibitörü kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu artırılmalıdır. Güçlü bir CYP3A4 indükleyici olan karbamazepinin birlikte verilmesi sonucu, aripiprazolün ve aktif metaboliti dehidro-aripiprazolün Cmax ve EAA değerleri yaklaşık %70 oranında azalmıştır. Karbamazepin tedaviye eklendiğinde aripiprazol dozu iki kat artırılmalıdır. İlave doz artırımları klinik değerlendirme baz alınarak yapılmalıdır. Karbamazepin kombinasyon tedavisinden çekildiğinde aripiprazol dozu azaltılmalıdır.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

KARBALEX Retard tablet 300 mg

Formülü: Beher tablet 300 mg karbamazepin içerir.

Farmakolojik özellikleri:

Farmakodinamik özellikler:

Karbamazepin temel olarak antikonvülsan etkilere sahiptir; ayrıca antikolinerjik, sedatif ve antidepresan ve santral sinir sistemine etkiyle antidiüretik etki gösterir.

Karbamazepinin, çeşitli epilepsi şekillerindeki etkinliği yanında, ayrıca psikolojik değişiklikler üzerine de olumlu bir etkisi vardır.

Karbamazepin, trigeminal nevraljide ilk tercih ilaçtır. Alkolden kesilme ile ilişkili yoksunluk semptomları, karbamazepin uygulamasıyla hızlı bir şekilde düzelir.

Karbamazepinin etki mekanizması kısmen aydınlatılmıştır. Karbamazepin hiperaktif sinir membranlarını stabilize eder, tekrarlanan nöronal boşalmayı engeller ve uyarıların sinaptik yayılımını azaltır. Depolarize nöronlarda sodyuma bağlı aksiyon potansiyellerinin tekrarlanarak tetiklenmesini önlemesi ve voltaja bağlı sodyum kanallarını bloke etmesi ana etki mekanizması olabilir.

Farmakokinetik özellikler:

Karbamazepin oral alınımından sonra barsaklarda tama yakın fakat yavaş bir şekilde emilir. Emilimin hızı ve miktarı yiyeceklerden önemli ölçüde etkilenmez.

Karbamazepinin plazma proteinlerine bağlanma oranı yaklaşık olarak %70’dir. Beyin omurilik sıvısına, plasentaya ve anne sütüne geçer.

Tek doz uygulamadan sonra, karbamazepin nisbeten uzun plazma yarılanma ömrüne sahiptir (25 – 65 saat); tekrarlanan uygulamalardan sonra, kendi metabolizmasını indüklemesine bağlı olarak bu süreç önemli ölçüde hızlanır (12 – 17 saat). Karbamazepin karaciğerde metabolize edilir ve önce aktif metaboliti 10-11 epoksid türevine, sonra inaktif transdiol metabolitlerine dönüşür. Karbamazepin başlıca böbrekler yoluyla atılır.

Endikasyonları :

Grand mal epilepsi, fokal nöbetler, temporal lob nöbetleri, karma nöbet şekilleri, psişik değişikliklerin baskın olduğu nöbet şekilleri; mani, manik-depresif bozukluğun profilaksisi; trigeminal nevralji, diabetik nöropati, alkolden kesilme sendromu; santral diabetes insipidus tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları :

Karbamazepine ve ilintili trisiklik antidepresanlara aşırı duyarlılık, atriyoventriküler blok, ağır karaciğer yetmezliği (Child Pugh C), kemik iliği depresyonu veya akut aralıklı porfirisi olan hastalar.

Uyarılar/Önlemler

Tedaviye başlamadan önce, kan testleri ve karaciğer fonksiyon testleri yapılmalıdır.

Tedavi sırasında aşağıdaki parametreler kontrol edilmelidir:

Kan sayımı : ilk ay içinde haftada bir, daha sonra ayda bir;

Karaciğer fonksiyonu : elde edilen değerler normal sınırlar içindeyse, her 3 ila 4 ayda bir patolojik değerlerin olduğu vakalarda ise daha kısa aralıklarla.

Bozulmuş hematopoiez, ilerleyici veya semptomatik lökopeni ya da allerjik deri reaksiyonu belirti ve bulguları ortaya çıkarsa ya da karaciğer fonksiyonu anlamlı şekilde kötülerse, karbamazepin kesilir.

Kardiyovasküler hastalığı, karaciğer ve/veya böbrek yetmezliği, karaciğer hasarı olan hastalarda ve glokom hastalarında düzenli izleme ve dikkatli dozlama gereklidir.

Atipik şuur kaybı nöbetlerinde dikkatle kullanılmalıdır, bu nöbetlerin sıklığını artırabilir.

Yaşlı hastalarda latent bir psikozun aktivasyonu, konfüzyon veya ajitasyon olasılığı akılda bulundurulmalıdır.

Tedavi sırasında alkol alımından kaçınılmalıdır.

Hormonal kontraseptiflerin etkinliği karbamazepin ile azalabilir. Bu nedenle alternatif doğum kontrol yöntemleri kullanılmalıdır.

Araba veya makine kullanımına etkisi:

Karbamazepin otomobil kullanmak veya bir makinenin işletilmesi gibi dikkat isteyen işlerin yapılmasını bir miktar bozabilmektedir. Bu nedenle özellikle tedavinin ilk dönemlerinde ortaya çıkabilen bu durum konusunda hastalar uyarılmalıdır.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde uygulama :

Gebelik kategorisi D: Hamilelik sırasında, özellikle ilk üç ay esnasında, herhangi bir ilacın uygulanması potansiyel olarak tehlikelidir. Ancak, antikonvülsan tedavi gerekli olduğunda, antikonvülsanın kesilmesi, hem anne, hem de fötus için daha büyük bir risk oluşturabileceğinden, hamilelik esnasında antikonvülsan kesilmemelidir.

Güvenli kullanım ve en düşük etkin dozun daha kolay saptanabilmesi için plazma konsantrasyonlarının sık olarak izlenmesi önerilmektedir (terapötik aralığı : 3 – 12 mg/l = 13 – 50 mmol/l). Tedavi mümkünse monoterapi şeklinde ve en düşük etkin dozla yapılmalıdır.

Yapılan deneysel çalışmalarda karbamazepin, karşılaştırmalı olarak düşük bir teratojenik potansiyel göstermiştir.

Hamilelerde antiepileptik ilaçların folik asit eksikliğini şiddetlendirdiği bilinmektedir. Bu nedenle tedavi sırasında folik asit takviyesi önerilmektedir.

Karbamazepin, fötus kan dolaşımına ve anne sütüne geçmektedir. Yeni doğanlarda kandaki karbamazepinin kademeli olarak azalmasını sağlamak için, anne sütüyle beslenme kademeli olarak sonlandırılmalıdır. Anne sütüne geçen karbamazepin MSS üzerine sedatif etkisi nedeniyle yeni doğanlarda emme zorluğuna neden olabilir.

Yan Etkileri :

Tedavi başlangıcında iştahsızlık, ağız kuruluğu, bulantı, diyare veya konstipasyon ortaya çıkabilir.

Seyrek olarak aşağıdaki advers etkiler gözlenmiştir: başağrısı, baş dönmesi, uyku hali, bitkinlik, ataksi, görme akomodasyonunun bozulması, ender olarak istem dışı hareketler (tremor, kas seğirmesi, distoni, tikler vb), nistagmus, çift görme, parestezi, bacaklarda hissizlik, konuşma bozuklukları. Ayrıca yaşlı hastalarda konfüzyon, ajitasyon, ve – çok nadir olarak – görsel halusinasyonlar ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler genellikle herhangi bir önlem almadan veya geçiçi olarak doz azaltılmasıyla 8-14 gün içinde kaybolur.

Ek olarak karbamazepin için aşağıdaki advers etkiler bildirilmiştir: allerjik deri reaksiyonları, ateş, tek tük purpura vakaları, eksfoliatif dermatit, eritema eksudativum multiforme (Stevens-Johnson sendromu dahil), Lyell sendromu, saç kaybı; lökopeni, trombositopeni, agranülositozis, aplastik anemi, tek tük lökositoz, tromboembolizm, akut intermittent porfiri; kolestatik veya hepatosellüler sarılık, böbrek fonksiyon bozukluğu (hematüri, proteinüri ve böbrek yetmezliği), lenf bezlerinde şişme, hiponatremi ( bazen kusma, baş ağrısı, konfüzyonla birlikte); T3 ve T4’te azalma, hipokalsemi, 25-hidroksikolekalsiferolde azalma; iletim bozuklukları (tam atrioventriküler blok), bradikardi; pulmoner aşırıduyarlılık (bireysel interstisyel pnömoni vakaları), aseptik menenjit, periferik eozinofili; lupus eritematozus benzeri sendrom.

Yüksek dozlarla tremor, kas seğirmesi, hipertansiyon veya hipotansiyon, aritmiler.

Çok ender olarak tat bozuklukları, lenste opaklaşmalar, konjunktivit, kulak çınlaması gibi duyu organlarına ait belirtiler ve artralji, kas ağrısı ve kramplar görülebilir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İlaç Etkileşmeleri ve diğer etkileşme şekilleri:

Karaciğer enzim indüksiyonu nedeniyle, oral antikoagülanlar (kumarin türevleri), kinidin, hormonal kontraseptifler veya bazı antibiyotikler (doksisiklin vb) gibi diğer ilaçların etkisi azalabilir.

Eritromisin, troleandomisin, izoniazid, çeşitli kalsiyum kanal blokerleri (verapamil, diltiazem vb), dekstropropoksifen ve viloksazin ile birlikte uygulanması, karbamazepin metabolizmasını inhibe edebilir.

Diğer antikonvülsanlarla (fenitoin, primidon, valproik asit) ve simetidin ile birlikte uygulandığında karbamazepinin plazma düzeyleri yükselebilir.

Lityum ile kombine uygulama, geri dönüşlü nörotoksik reaksiyonlara yol açabilir.

Karbamazepin MAO inhibitörleri ile tedavinin kesilmesinden 15 gün sonra kullanılmaya başlanabilir, bu iki ilaç birlikte kullanılmaz.

Laboratuvar parametrelerine etkisi: tiroid fonksiyon parametreleri değişebilir.

Kullanım şekli ve dozu :

Karbalex Retard’ın 300 ve 600 mg’lık iki farklı dozaj formu mevcuttur. Karbalex Retard tabletler sadece oral yoldan kullanılırlar. Yemeklerden sonra veya yemeklerle birlikte yeterli miktarda sıvı ile yutulmalıdır. Tabletler uzatılmış etkilerini kaybetmeksizin bölünebilirler.

Antikonvulsif tedavi:

Önceden kullanılan antikonvülsan ilacın dozajı kademeli olarak azaltılırken, karbamazepin dozunun yavaşça artırılması önerilmektedir.

Erişkinlerde ve 10 yaşın üstündeki çocuklarda:

Genelde tedavi günde 2 x 150 mg’lık bir dozla başlatılır, daha sonra bireysel en uygun doza ulaşılıncaya kadar yavaş bir şekilde artırılır. Tercihen akşam dozu artırılmalıdır. Genel idame dozu 600 mg’dır ve eğer günde tek doz alınacaksa, tercihen akşamları alınmalıdır.

6 – 10 yaş arasındaki çocuklarda: Günde kg başına 15-20 mg/kg; günde iki kez (sabah ve akşam) 150 – 300 mg.

Mani ve Manik-depresif (bipolar) bozukluğun profilaksisi:

Dozaj aralığı günde 300 ila 1500 mg arasındadır. Genellikle günlük doz 600 mg, ikiye bölünerek verilir.

Akut mani tedavi edilirken, doz artırımları nisbeten hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Bipolar bozukluğun profilaksisinde ise en iyi tolerabiliteden emin olmak için, küçük doz artırımları önerilmektedir.

Trigeminal nevralji:

Genelde tedavi başlangıcında günde 300 mg, daha sonra ağrı geçinceye kadar kademeli olarak artırılır. Daha da sonra kademeli doz azaltmalarıyla en düşük etkili dozaj saptanır. Ortalama günlük doz 600 mg’dır.

Diabetik nöropati, santral diapedes insipidus:

Ortalama idame dozu 600 mg’dır, tek bir doz olarak ya da her bir 300 mg’lık 2 bölünmüş dozlarda verilebilir.

Alkolden kesilmenin akut semptomları:

Ortalama günlük doz 600 mg’dır. Ağır vakalarda, tedavinin ilk birkaç günü esnasında günde 1200 mg uygulanabilir.

Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda dozaj:

Glomerüler filtrasyon hızının 10 ml/dakikanın altına indiği ve diyaliz gereken hastalarda, genel dozun % 75’i uygulanmalıdır.

Dozaşımı ve tedavisi :

Akut karbamazepin doz aşımı semptomları kusma, bilinç bulanıklığı, tremor, ajitasyon, konvülziyonlar, hatta koma, solunum depresyonu, kan basıncında değişiklik, kalpte ileti sisteminde bozukluklar, oligüriyi içermektedir. Tedavi semptomatikdir.

Saklama Koşulları :

25 °C’nin altında oda sıcaklığında, ışıktan koruyarak saklanmalıdır.

Ticari Şekli :

300 mg’lık retard tabletler içeren 50 tabletlik blister ambalajlarda.

Piyasada Mevcut Diğer Ticari Şekilleri :

600 mg’lık retard tabletler içeren 50 tabletlik blister ambalajlarda.

Ruhsat Sahibi : Liba Laboratuarları A.Ş.

Otağtepe Caddesi No.5

Kavacık-Anadoluhisarı 81610 Istanbul

Ruhsat Tarih ve No : 6.9.1995 97/58

İmal Yeri : Gerot Pharmazeutika GmbH

Arnethgasse 3

Viyana, Avusturya

REÇETE İLE SATILIR

Prospektüs onay tarihi: 23.05.2006

3 Ağustos 2010 Salı

Aknefug BP10 Losyon

İlaç Etken Maddesi:
Benzoil peroksit
İlaç Marka İsmi:
Aknefug BP10 Losyon
Bilgi:
Topikal; yüzeyden uygulanan, yüzeye sürülen anlamına gelmektedir. Genellikle krem, merhem, solüsyon, losyon, yakı, sprey ve jeller için kullanılır.

Benzoil peroksit topikal Nedir?

Benzoil peroksit antibakteriyel* bir etkiye sahiptir. Benzoil peroksit topikal ayrıca hafif kurutucu ve derinin dış yüzeyini soyucu etkiye de sahiptir, böylece fazla yağ ve kirin ciltten kolayca temizlenebilmesine olanak sağlar.

( *antibakteriyel: Bakterileri tahrip eden veya onların büyümesini engelleyen, bakterilere karşı etki gösteren.)

Benzoil peroksit topikal aşağıdaki durumlar ile ilgili bir ilaçtır:

* gençlerde ve genç yetişkinlerde görülen, kıl kökünün çevresinde yaşayan bakterilerin aktivitesi sonucu oluşan sivilceler (akne vulgaris);
* içi iltihap dolu kabarcıklar ile pembe - kırmızı kabarcıklardan oluşan sivilceler (akneler).

Benzoil peroksit topikal burada yer almayan diğer tedavi edici amaçlar için de kullanılıyor olabilir.

Bu ilaç hakkında daha fazla bilgi edinmek için tıklayınız.

Benzoil peroksit topikal Hakkında Bilmem Gereken En Önemli Bilgiler Nelerdir?

Eğer tretinoin (Acnelyse, Tretin, Vesanoid) de kullanıyorsanız, doktorunuza danışmadan Benzoil peroksit topikal kullanmayınız. Benzoil peroksit topikal kullanmaya başlamadan önce tretinoin (Acnelyse, Tretin, Vesanoid) kullandığınızı doktorunuza bildiriniz. Bu ilaçları birlikte kullanmak ağır cilt reaksiyonlarına sebep olabilir.

Bu ilacı kullanım talimatlarında belirtilen şekilde veya doktorunuzun direktifleri doğrultusunda kullanınız. Daha yüksek dozda veya daha uzun süre boyunca kullanmayınız.

Bu ilacın gözünüze veya ağzınıza kaçmasına izin vermeyiniz. Eğer ilaç bu bölgelerden birine temas ederse su ile yıkayınız. Benzoil peroksit topikal’i güneş yanığı, rüzgar yanığı, tahriş veya hasar meydana gelmiş ciltlerde kullanmayınız. İlacı ayrıca yaralı veya egzamalı bölgelerde de kullanmayınız. Benzoil peroksit topikal’i kullanmadan önce bu gibi durumların iyileşmesini bekleyiniz.

Ciltte tahrişe sebep olabilecek sert sabunlar, sert şampuanlar, yıpratıcı cilt temizleyiciler, saç boyaları veya kalıcı kimyasallar, tüy dökücüler, alkollü cilt ürünleri ya da kireçli ürünler kullanmaktan kaçınınız. Doktorunuz size söylemedikçe farklı bir cilt tedavisi ürünü kullanmayınız.

Benzoil peroksit saç, bıyık, sakal, kaş, kirpik veya kumaşları beyazlatabilir. Bu ilacın saç, bıyık, sakal, kaş veya kirpikleriniz ya da giysileriniz ile temasından kaçınınız.

Bu ilacı kullanmaya başladıktan sonra belirtilerinizin iyileşmesi birkaç hafta alabilir. En iyi sonucu alabilmek için bu ilacı doktorunuzun direktifleri doğrultusunda kullanınız. Belirtilerinizde iyileşme olmazsa doktorunuz ile görüşünüz.

Benzoil peroksit topikal Kullanmaya Başlamadan Önce Sağlık Uzmanıma Bildirmem Gerekenler Nelerdir?

Eğer Benzoil peroksit’e ve / veya ilacın bileşiminde bulunan diğer maddelerden birine alerjiniz varsa bu ilacı kullanmayınız.

Eğer tretinoin (Acnelyse, Tretin, Vesanoid) de kullanıyorsanız, doktorunuza danışmadan Benzoil peroksit topikal kullanmayınız. Benzoil peroksit topikal kullanmaya başlamadan önce tretinoin (Acnelyse, Tretin, Vesanoid) kullandığınızı doktorunuza bildiriniz. Bu ilaçları birlikte kullanmak ağır cilt reaksiyonlarına sebep olabilir.

Gebelik ya da Emzirme Döneminde Benzoil peroksit topikal Kullanabilir miyim?

FDA gebelik kategorisi C. Benzoil peroksit topikal'in anne karnındaki bebek için zararlı olup olmadığı bilinmemektedir. Hamileyseniz veya tedavi sırasında gebe kalmayı planlıyorsanız Benzoil peroksit topikal kullanmadan önce doktorunuza söylemelisiniz. Benzoil peroksit topikal'in anne sütüne geçip geçmediği veya emzirilen bebeğe zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir. Eğer bebek emziriyorsanız doktorunuza danışmadan bu ilacı kullanmayınız.

Benzoil peroksit topikal Nasıl Kullanılır?

Benzoil peroksit topikal’i tam olarak size belirtilen (reçete edilen) şekilde kullanınız. Bu ilacı doktorunuz tarafından size reçete edilenden daha fazla dozda veya daha uzun süre boyunca kullanmayınız. Reçetenizdeki talimatlara mutlaka uyunuz.

Eğer ellerinizin üzerindeki bir bölge tedavi edilmiyorsa Benzoil peroksit topikal’i kullanmadan önce ve kullandıktan sonra ellerinizi yıkayınız.

Benzoil peroksit losyonu her kullanımdan önce iyice çalkalayınız.

Tedavi edilecek cilt bölgesini yumuşak bir sabun ve su ile temizleyip kurulayınız. Daha sonra ilacı ince bir tabaka şeklinde ilgili bölgeye uygulayınız ve cilde hafifçe yediriniz.

Doktorunuz tarafından aksi belirtilmedikçe tedavi edilen cilt bölgesini sargılamayınız.

Benzoil peroksit topikal genellikle günde 1 ila 3 kez uygulanır. Doktorunuzun direktiflerine uyunuz.

Benzoil peroksit saç, bıyık, sakal, kaş, kirpik veya kumaşları beyazlatabilir. Bu ilacın saç, bıyık, sakal, kaş veya kirpikleriniz ya da giysileriniz ile temasından kaçınınız.

Bu ilacı kullanmaya başladıktan sonra belirtilerinizin iyileşmesi birkaç hafta alabilir. En iyi sonucu alabilmek için bu ilacı doktorunuzun direktifleri doğrultusunda kullanınız. Belirtilerinizde iyileşme olmazsa doktorunuz ile görüşünüz.

Bir Doz Almayı Unutursam Ne Olur?

Eğer bir doz uygulamayı unuttuysanız hatırladığınız an bu dozu uygulayınız. Eğer hatırladığınızda bir sonraki dozun vakti yaklaşmışsa uygulamadığınız dozu atlayınız ve ilacı planladığınız düzende uygulamaya devam ediniz. Unuttuğunuz dozu telafi etmek için çift doz ilaç uygulamayınız.

Fazla Doz Alırsam Ne Olur?

Eğer ilacınızdan almanız gerekenden çok daha fazla dozda aldığınızı düşünüyorsanız ya da bir kişi ilacı yanlışlıkla yuttuysa hemen bir acil servisi arayarak yardım isteyiniz.

Cilde sürülen Benzoil peroksit topikal’in doz aşımının hayati tehlike yaratacak semptomlara sebep olması beklenmez. İlacın kazara çok fazla yutulması halinde bulantı, kusma, karında rahatsızlık hissi ve ishal gibi belirtiler görülebilir.

Benzoil peroksit topikal Kullanırken Nelerden Kaçınmalıyım?

Bu ilacın gözünüze veya ağzınıza kaçmasına izin vermeyiniz. Eğer ilaç bu bölgelerden birine temas ederse su ile yıkayınız. Benzoil peroksit topikal’i güneş yanığı, rüzgar yanığı, tahriş veya hasar meydana gelmiş ciltlerde kullanmayınız. İlacı ayrıca yaralı veya egzamalı bölgelerde de kullanmayınız. Benzoil peroksit topikal’i kullanmadan önce bu gibi durumların iyileşmesini bekleyiniz.

Ciltte tahrişe sebep olabilecek sert sabunlar, sert şampuanlar, yıpratıcı cilt temizleyiciler, saç boyaları veya kalıcı kimyasallar, tüy dökücüler, alkollü cilt ürünleri ya da kireçli ürünler kullanmaktan kaçınınız. Doktorunuz size söylemedikçe farklı bir cilt tedavisi ürünü kullanmayınız.

Benzoil peroksit topikal ile tedavi edilen cilt bölgesinde PABA (para-amino benzoik asit) içeren güneş kremi kullanmayınız, aksi takdirde ciltte geçici renk bozulması meydana gelebilir.

Benzoil peroksit topikal’in Yan Etkileri

Alerjik reaksiyon belirtileri olan şu sıkıntılardan herhangi bir ya da birkaçına sahipseniz acil sağlık yardımı alınız : ürtiker (kurdeşen); nefes almada zorluk; yüzde, dudaklarda, dil ya da boğazda şişkinlik.

Daha hafif yan etkiler de görülebilir, bunlar:

* hafif yanma, kızarıklık;
* ciltte soyulma.

Bu liste görülebilecek bütün yan etkilerin eksiksiz bir listesi değildir, burada yer alanlar dışında başka yan etkiler de görülebilir. Alışılmadık ya da sıkıntı yaratan bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza başvurunuz. Yan etkiler ile ilgili tıbbi tavsiyeler için doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Benzoil peroksit topikal ile Etkileşen Diğer İlaçlar Hangileridir?

Ağız yoluyla veya enjeksiyon yoluyla aldığınız diğer ilaçların topikal olarak cilt yüzeyinden sürülen Benzoil peroksit topikal ile etkileşime girmesi olası değildir. Ancak birçok farklı ilaç birbiri ile etkileşime girebilir. Hekiminize reçeteli veya reçetesiz satılan, kullandığınız tüm ilaçları söyleyiniz. Bunlar; vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler ya da başka bir hekim tarafından size reçete edilen ilaçlar hakkında olabilir. Hekiminize danışmadan yeni bir ilaç kullanmaya başlamayınız.

Benzoil peroksit topikal’i Hangi Koşullarda Muhafaza Etmeliyim?

İlacınızı oda sıcaklığında nemden ve sıcaktan uzak olacak şekilde muhafaza ediniz.

İlaç Fiyatı ve Ödeme Bilgileri

Aknefug BP10 Losyon 'un fiyat ve ödeme bilgileri için tıklayınız.

Daha Fazla Bilgiye Nereden Ulaşabilirim?

Aknefug BP10 Losyon ile ilgili daha fazla bilgi için eczacınıza danışabilirsiniz.

UNUTMAYIN! Aknefug BP10 Losyon ve diğer bütün ilaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız; Aknefug BP10 Losyon 'u asla başkalarıyla paylaşmayınız ve Aknefug BP10 Losyon 'u sadece size uygun görüldüğü şekilde kullanınız.

Aklovir Süspansiyon

İlaç Etken Maddesi:
Asiklovir
İlaç Marka İsmi:
Aklovir Süspansiyon

Asiklovir Nedir?

Asiklovir virüslerin zararlı etkilerini önleyen bir ilaçtır. Asiklovir uçuk virüsünün gelişimini ve yayılımını yavaşlatır ve böylece vücut enfeksiyon ile savaşabilir. Asiklovir sadece aktif olarak replikasyona uğrayan virüslere karşı etkilidir; latent durumdaki virüs DNA’sını ortadan kaldıramaz. Latent dönem yaşam boyu devam eder ve virüs tekrar aktive olabilir ve enfeksiyonun başladığı yerde tekrar enfeksiyon oluşturabilir.

Asiklovir aşağıdaki durumlar ile ilgili bir ilaçtır:

*
uçuk virüslerinin sebep olduğu enfeksiyonlar;
*
genital uçuklar;
*
su çiçeği.

Asiklovir burada yer almayan diğer tedavi edici amaçlar için de kullanılıyor olabilir.

Bu ilaç ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için tıklayınız.

Asiklovir Hakkında Bilmem Gereken En Önemli Bilgiler Nelerdir?

Asiklovir’i size reçete edilen sürenin tamamı boyunca kullanınız. Enfeksiyon tamamiyle temizlenmeden de belirtilerinizde iyileşmeler görülebilir.

Asiklovir tedavisine, belirtiler (ilgili bölgelerde karıncalanma hissi, yanma, kabartı gibi) fark edildiğinde olabildiğince çabuk başlanmalıdır.

Uçuk enfeksiyonları bulaşıcıdır ve Asiklovir tedavisi sırasında dahi hastalığı diğer kişilere bulaştırabilirsiniz. Enfeksiyonlu bölgeleri diğer kişilere temas ettirmekten kaçınınız. Ayrıca enfeksiyonlu bölgelere dokunduktan sonra gözlerinize dokunmaktan kaçınınız. Enfeksiyonu farklı bölgelere ve başka kişilere bulaştırmamak için ellerinizi sık sık yıkayınız.

Asiklovir Kullanmaya Başlamadan Önce Sağlık Uzmanıma Bildirmem Gerekenler Nelerdir?

Asiklovir’e alerjiniz varsa bu ilacı kullanmayınız.

Eğer herhangi bir ilaca alerjiniz varsa ya da böbrek hastalığınız varsa bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza söyleyiniz. Tedavi sırasında dozaj ayarlamalarına veya spesifik testlere ihtiyaç duyabilirsiniz.

Gebelik ya da Emzirme Döneminde Asiklovir’i Kullanabilir miyim?

FDA gebelik kategorisi B. Hamileyseniz veya tedavi dönemindeki tarihlerde gebe kalmayı planlıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Uçuk virüsü doğum esnasında enfeksiyonlu anneden bebeğe geçebilir. Eğer genital uçuklarınız varsa, hamilelik esnasında uçuk lezyonlarını önlemeniz ve doğumda uçuklardan kurtulmuş olmanız çok önemlidir. Asiklovir anne sütüne geçer ve emzirilen bebeğe zarar verebilir. Eğer bebek emziriyorsanız doktorunuza danışmadan bu ilacı kullanmayınız.

Araç ve Makine Kullanırken Asiklovir’i Kullanabilir miyim?

İlacın kendi üzerinizde nasıl bir etki oluşturacağını görmeden araç ve makine kullanmaktan kaçınınız.

Asiklovir’i Nasıl Kullanmalıyım?

Bu ilacı tam olarak size belirtilen (reçete edilen) şekilde kullanınız. Bu ilacı doktorunuz tarafından size reçete edilenden daha fazla dozda veya daha uzun süre boyunca kullanmayınız. Reçetenizdeki talimatlara mutlaka uyunuz.

Asiklovir tedavisine, belirtiler (ilgili bölgelerde karıncalanma hissi, yanma, kabartı gibi) fark edildiğinde olabildiğince çabuk başlanmalıdır.

Tablet formdaki Asiklovir’in her dozunu bir bardak dolusu su ile birlikte alınız. Asiklovir kullanımı sırasında böbreklerinizin tam anlamıyla çalışması için bol bol su içiniz.

Asiklovir yemeklerle birlikte veya ayrı olarak alınabilir.

Süspansiyon formda hazırlanan Asiklovir’i ise bir dozunu ölçmeden önce iyice çalkalayınız. İlacınızı doğru dozda aldığınızdan emin olmak için, ilacınızı alırken özel bir doz ölçüm kaşığı ya da ölçüm kabı kullanınız. Yemek kaşığı ya da diğer başka bir araç - gereç kullanmayınız. Eğer herhangi bir doz ölçüm aletiniz yoksa eczacınızdan isteyebilirsiniz.

Enjeksiyonluk formda hazırlanan Asiklovir ise toplardamar içine uygulanır. İlacın damar yoluyla uygulanması büyük dikkat ve deneyim gerektiren bir uygulama şeklidir. Yapılacak ufak bir hata çok ciddi sorunlara yol açabilir; bu nedenle enjeksiyonluk formdaki Asiklovir’i kullanırken mutlaka bir sağlık profesyonelinden yardım alınız.

Asiklovir’i size reçete edilen sürenin tamamı boyunca kullanınız. Enfeksiyon tamamiyle temizlenmeden de belirtilerinizde iyileşmeler görülebilir. Asiklovir genel soğuk algınlığı veya grip gibi virüs enfeksiyonlarını tedavi etmeyecektir.

Uçuk virüslerinin yol açtığı lezyonların olabildiğince temiz ve kuru tutulması çok önemlidir. Hafif ve gevşek kıyafetler giymek lezyonların tahriş olmasını önlemeye yardımcı olabilir.

Bir Doz Almayı Unutursam Ne Olur?

Eğer bir doz almayı unuttuysanız hatırladığınız an bu dozu alınız. Eğer hatırladığınızda bir sonraki dozun vakti yaklaşmışsa almadığınız dozu atlayınız ve ilacı planladığınız düzende almaya devam ediniz. Unuttuğunuz doz için ekstra ilaç almayınız.

Fazla Doz Alırsam Ne Olur?

Eğer ilacınızdan almanız gerekenden çok daha fazla dozda aldığınızı düşünüyorsanız hemen bir acil servisi arayarak yardım isteyiniz.

Asiklovir’in doz aşımı belirtileri arasında şu gibi durumlar gözlenebilir: nöbet, konvülsiyonlar (istem dışı kasılmalar), halüsinasyonlar, normalden az idrar yapma veya hiç idrar yapamama.

Asiklovir Kullanırken Nelerden Kaçınmalıyım?

Uçuk enfeksiyonları bulaşıcıdır ve Asiklovir tedavisi sırasında dahi hastalığı diğer kişilere bulaştırabilirsiniz. Enfeksiyonlu bölgeleri diğer kişilere temas ettirmekten kaçınınız. Ayrıca enfeksiyonlu bölgelere dokunduktan sonra gözlerinize dokunmaktan kaçınınız. Enfeksiyonu farklı bölgelere ve başka kişilere bulaştırmamak için ellerinizi sık sık yıkayınız.

Asiklovir genital uçukların bulaşmasını engellemeyecektir. Virüsü partnerinize bulaştırmamak için cinsel ilişkiden ve birleşmeden kaçınınız veya prezervatif kullanınız.

Asiklovir’in Yan Etkileri

Alerjik reaksiyon belirtileri olan şu sıkıntılardan herhangi bir ya da birkaçına sahipseniz acil yardım desteği alınız: ürtiker (kurdeşen); nefes almada zorluk; yüzde, dudaklarda, dil ya da boğazda şişkinlik

Daha hafif yan etkiler de görülebilir, bunlar:

*
mide bulantısı, kusma, ishal, iştah kaybı, karın ağrısı;
*
baş ağrısı, sersemleme; veya
*
halsizlik.

Bu liste görülebilecek bütün yan etkilerin eksiksiz bir listesi değildir, burada yer alanlar dışında başka yan etkiler de görülebilir. Alışılmadık ya da sıkıntı yaratan bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza danışınız.

Asiklovir ile Etkileşen Diğer İlaçlar Hangileridir?

Asiklovir ile etkileşebilecek birçok farklı ilaç olabilir. Doktorunuza kullanmakta olduğunuz bütün reçeteli, reçetesiz ilaçlar ve diğer alternatif tıp metotları hakkında bilgi veriniz. Bunlar vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler ya da başka bir hekim tarafından size verilen ilaçlar hakkında olabilir. Hekiminize danışmadan başka bir ilaç kullanmaya başlamayınız.

Asiklovir’i Hangi Koşullarda Muhafaza Etmeliyim?

Asiklovir’i oda sıcaklığında; nemden, ışıktan ve sıcaktan uzak olacak şekilde muhafaza ediniz. Enjeksiyonluk formdaki Asiklovir hazırlandıktan sonra buzdolabına konulmamalıdır.

Daha Fazla Bilgiye Nereden Ulaşabilirim?

Aklovir Süspansiyon ile ilgili daha fazla bilgi için eczacınıza danışabilirsiniz.

UNUTMAYIN! Aklovir Süspansiyon ve diğer bütün ilaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız; Aklovir Süspansiyon'u asla başkalarıyla paylaşmayınız ve Aklovir Süspansiyon'u sadece size reçetenizde belirtildiği şekilde kullanınız.

Airfix Film Tablet

İlaç Etken Maddesi:
Montelukast sodyum
İlaç Marka İsmi:
Airfix Film Tablet
Bilgi:
Her bir bir film tablet 10 mg Montelukast’a eşdeğer 10,4 mg Montelukast sodyum içerir.

Montelukast Nedir ve Ne İçin Kullanılır?

Montelukast; alerjen maddeler (polen gibi) vücuda girdiğinde salgılanan kimyasalları engelleyen, bunlara zıt yönde etki gösteren bir etken maddedir. Salgılanan bu kimyasallar engellenmedikleri takdirde akciğerlerde şişlik ve solunum yollarının etrafındaki kasların daralması gibi astım semptomlarıyla sonuçlanabilecek durumlara sebep olur.

Montelukast aşağıdaki durumlar ile ilgili bir ilaçtır:

* erişkin hastalarda astım ataklarının engellenmesi ve giderilmesi;
* erişkin hastalarda alerjilerin sebep olduğu burun akıntısı, kaşıntı ve hapşurmaların giderilmesi.

Montelukast ayrıca bu ilacı diğer durumlar için kullanmamış kişilerde, egzersiz kaynaklı bronkokonstrüksiyon (akciğerlerdeki hava kanallarının daralması) durumunu engellemek için kullanılır. Eğer bu ilacı astım veya alerji atakları için zaten kullanıyorsanız egzersiz kaynaklı bronkokonstrüksiyon için kullanmayınız.

Montelukast burada yer almayan diğer tedavi edici amaçlar için de kullanılıyor olabilir.

Bu ilaç hakkında daha fazla bilgi edinmek için tıklayınız.

Montelukast Hakkında Bilmem Gereken En Önemli Bilgiler Nelerdir?

Montelukast’ı başlamış olan astım ataklarının tedavisi için kullanmayınız. Çünkü bu semptomlarınızı iyileştirmek için yeteri kadar hızlı çalışmayacaktır. Başlamış olan astım ataklarının tedavisi için yalnızca hızlı etkili olan diğer inhalasyon ilaçları kullanılır.

Eğer astım ilaçlarınızdan herhangi biri astım ataklarının engellenmesinde ve tedavisinde yeterli etki göstermiyorsa doktorunuzla görüşünüz. Bu ilacı kullanmaya başladıktan sonra belirtilerinizin iyileşmeye başlaması birkaç hafta alabilir.

En iyi sonucu alabilmek için bu ilacı doktorunuzun direktifleri doğrultusunda kullanınız. Eğer tedavinizin ilk birkaç haftasında belirtilerinizde iyileşme görülmezse doktorunuza başvurunuz.

Eğer ilacınızın her zamanki gibi etki göstermediğini ya da durumunuzu kötüleştirdiğini hissediyorsanız hemen doktorunuza başvurunuz. Eğer herhangi bir ilacınızı daha fazla kullanma ihtiyacı duyuyorsanız öncelikle doktorunuz ile görüşünüz.

Eğer bu ilacı astım veya alerji atakları için zaten kullanıyorsanız egzersiz kaynaklı bronkokonstrüksiyon (akciğerlerdeki hava kanallarının daralması) için kullanmayınız.

Ruh hali veya davranış değişiklikleri, anksiyete, huzursuzluk, kabuslar da dahil olmak üzere rüya anormallikleri, halüsinasyonlar gibi durumlara sahipseniz hemen doktorunuza başvurunuz.

Montelukast Kullanmaya Başlamadan Önce Sağlık Uzmanıma Bildirmem Gerekenler Nelerdir?

Eğer Montelukast'a ve / veya ilacın bileşiminde bulunan diğer maddelerden birine alerjiniz varsa bu ilacı kullanmayınız.

Montelukast kullanmadan önce eğer herhangi bir ilaca (özellikle aspirin) alerjiniz varsa doktorunuza söyleyiniz. Eğer belirli bazı rahatsızlıklarınız varsa bu ilacı güvenli bir şekilde kullanabilmeniz için doz ayarlamaları veya spesifik testlere ihtiyaç duyabilirsiniz.

Montelukast’ın çiğneme tableti olarak hazırlanan formu fenilalanin içerebilir. Eğer fenilketonüri hastasıysanız ilacın bu formunu kullanmadan önce doktorunuza bildiriniz.

Gebelik ya da Emzirme Döneminde Montelukast Kullanabilir miyim?

FDA gebelik kategorisi B. Bu ilacın bebek için zararlı olup olmadığı bilinmemektedir. Hamileyseniz veya tedavi sırasında gebe kalmayı planlıyorsanız doktorunuza söylemelisiniz. Montelukast’ın anne sütüne geçip geçmediği ya da emzirilen bebeğe zarar verip vermediği bilinmemektedir. Eğer bebek emziriyorsanız doktorunuza danışmadan bu ilacı kullanmayınız.

Araç ve Makine Kullanırken Montelukast Kullanabilir miyim?

Montelukast’ın araç ve makine kullanımı üzerine etki göstermesi beklenmez.

Montelukast’ı Nasıl Kullanmalıyım?

Bu ilacı tam olarak size belirtilen (reçete edilen) şekilde kullanınız. Bu ilacı doktorunuz tarafından size reçete edilenden daha fazla dozda veya daha uzun süre boyunca kullanmayınız. Reçetenizdeki talimatlara mutlaka uyunuz.

Montelukast aç veya tok karnına alınabilir.

Montelukast genellikle akşamları günde bir kez, yalnızca astım ve alerji semptomlarının engellenmesi için kullanılır. Egzersiz kaynaklı bronkokonstrüksiyon (akciğerlerdeki hava kanallarının daralması) için, egzersizden 2 saat önce tek bir doz alınır ve en az 24 saat boyunca başka bir doz alınmamalıdır. Doktorunuzun direktiflerine uyunuz.

Eğer bu ilacı astım veya alerji atakları için zaten kullanıyorsanız egzersiz kaynaklı bronkokonstrüksiyon için kullanmayınız.

Montelukast’ın tablet olarak hazırlanan formunu bir bardak dolusu su ile, bir bütün olarak yutunuz.

Montelukast’ın çiğneme tableti olarak hazırlanan formunu yutmadan önce tamamen çiğneyiniz.

Montelukast’ın oral granül olarak hazırlanan formu ise ya doğrudan ağızdan alınır ya da soğuk veya oda sıcaklığındaki bir kaşık dolusu yumuşak yiyecekle (örneğin elma püresi, havuç püresi, pirinç lapası veya dondurma ) karıştırılarak alınır. Oral granüller 1 çay kaşığı bebek maması veya anne sütü ile de karıştırılabilir. Granülleri bunlardan başka sıvılarla karıştırmayınız. Diğer içecekleri ilacı aldıktan sonra veya almadan önce içebilirsiniz.

Oral granülleri açtıktan veya karıştırdıktan sonra 15 dakika içinde kullanmalısınız. Daha sonra kullanmak için karıştırılmış ilaç veya açık paket tutmayınız.

Montelukast’ın saşe olarak hazırlanan formu ise 1 bardak suda eritilerek içilir. Suda çözülerek hazırlanan ilaç bekletilmeden içilmelidir.

Montelukast’ı başlamış olan astım ataklarının tedavisi için kullanmayınız. Çünkü bu ilaç semptomlarınızı iyileştirmek için yeteri kadar hızlı çalışmayacaktır. Başlamış olan astım ataklarının tedavisi için yalnızca hızlı etkili olan diğer inhalasyon ilaçları kullanılır.

Eğer astım ilaçlarınızdan herhangi biri astım ataklarının engellenmesinde ve tedavisinde yeterli etki göstermiyorsa doktorunuzla görüşünüz. Bu ilacı kullanmaya başladıktan sonra belirtilerinizin iyileşmeye başlaması birkaç hafta alabilir. En iyi sonucu alabilmek için bu ilacı doktorunuzun direktifleri doğrultusunda kullanınız. Eğer tedavinizin ilk birkaç haftasında belirtilerinizde iyileşme görülmezse doktorunuza başvurunuz.

Astım genellikle diğer farklı ilaçlarla kombinasyon ile tedavi edilir. En iyi tedavi için, doktorunuzun direktifleri doğrultusunda tüm ilaçlarınızı düzenli şekilde kullanınız. İlacınız ile birlikte gelen ilaç prospektüsünü veya hasta bilgilendirme formunu dikkatli şekilde okuyunuz. Astım belirtileriniz azalsa da doktorunuz tarafından aksi belirtilmedikçe ilacın dozunda veya tedavi planında herhangi bir değişiklik yapmayınız.

Eğer steroid grubu bir astım ilacı da (budesonid (Budiair, Giona, İnflacort, Miflonide, Pulmicort); flutikazon propiyonat (Flixotide); vb. ) kullanıyorsanız, öncelikle doktorunuz ile konuşmadan ilacı kullanmayı aniden kesmeyiniz. İlacı kullanmayı tamamen bırakmadan önce dozu yavaş yavaş azaltmanız gerekebilir.

Eğer ilacın her zamanki gibi etki göstermediğini ya da durmunuzu kötüleştirdiğini hissediyorsanız hemen doktorunuza başvurunuz. Eğer herhangi bir ilacınızı daha fazla kullanma ihtiyacı duyuyorsanız öncelikle doktorunuz ile görüşünüz.

Bir Doz Almayı Unutursam Ne Olur?

Eğer bir doz almayı unuttuysanız hatırladığınız an bu dozu alınız. Eğer hatırladığınızda bir sonraki dozun vakti yaklaşmışsa almadığınız dozu atlayınız ve ilacı planladığınız düzende almaya devam ediniz. Unuttuğunuz doz için ekstra ilaç almayınız.

Fazla Doz Alırsam Ne Olur?

Eğer ilacınızdan almanız gerekenden çok daha fazla dozda aldığınızı düşünüyorsanız hemen bir acil servisi arayarak yardım isteyiniz.

Montelukast’ın doz aşımı belirtileri bilinmemektedir.

Montelukast Kullanırken Nelerden Kaçınmalıyım?

Astım ataklarını tetikleyecek durumlardan ve aktivitelerden kaçınınız.

Montelukast’ın Yan Etkileri

Alerjik reaksiyon belirtileri olan şu sıkıntılardan herhangi bir ya da birkaçına sahipseniz acil sağlık yardım desteği alınız: ürtiker (kurdeşen); nefes almada zorluk; yüzde, dudaklarda, dil ya da boğazda şişkinlik.

Aşağıdaki durumlardan herhangi birine sahipseniz hemen doktorunuzu arayınız ve acil sağlık desteği isteyiniz:

*
cilt döküntüsü, çürük oluşumu, ciddi sızlama, hissizlik, ağrı, kas güçsüzlüğü;

*
ruh hali veya davranış değişimleri, anksiyete, huzursuzluk, kabuslar da dahil olmak üzere rüya anormallikleri, halüsinasyonlar;

*
titremeler veya sarsıntı;

*
astım belirtilerinde kötüleşme.

Daha hafif yan etkiler de görülebilir, bunlar:

*
baş ağrısı, baş dönmesi;
*
ağız kuruluğu;
*
eklem ağrısı;
*
karın ağrısı, mide bozulması, bulantı, ishal;
*
grip;
*
yorgunluk hissi, uyku hali;
*
ateş, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, öksürük, ses kısıklığı;
*
sinüzit.

Bu liste görülebilecek bütün yan etkilerin eksiksiz bir listesi değildir, burada yer alanlar dışında başka yan etkiler de görülebilir. Alışılmadık ya da sıkıntı yaratan bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza başvurunuz. Yan etkiler ile ilgili detaylı tıbbi tavsiyeler için doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Montelukast ile Etkileşen Diğer İlaçlar Hangileridir?

Eğer aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız Montelukast kullanmadan önce doktorunuza bildiriniz:

*
fenobarbital (Paranox, Pirofen, Luminal, Luminaletten);
*
fenitoin sodyum (Epanutin, Epitoin, Phenhydan, Phenytoin, Epdantoin, Hydantin);
*
St. John’s wort (St. John’s Wort);
*
rifampin (Rifadin, Rifcap, Rifex);
*
paklitaksel (Anzatax, Ebetaxel, Taxol);
*
rosiglitazon maleat (Avandia, Rosenda, Rosette, Rositaz, Rosvel);
*
repaglinid (Novade, Novonorm).

Bu liste Montelukast ile etkileşebilecek tüm ilaçların listesi değildir ve Montelukast ile etkileşebilecek daha farklı ilaçlar da olabilir. Doktorunuza kullanmakta olduğunuz bütün reçeteli, reçetesiz ilaçlar ve diğer alternatif tıp metotları hakkında bilgi veriniz. Bunlar vitaminler, mineraller, bitkisel ürünler ya da başka bir hekim tarafından size verilen ilaçlar hakkında olabilir. Hekiminize danışmadan başka bir ilaç kullanmaya başlamayınız.

Montelukast’ı Hangi Koşullarda Muhafaza Etmeliyim?

Montelukast’ı oda sıcaklığında nemden, ışıktan ve sıcaktan uzak olacak şekilde muhafaza ediniz. Montelukast’ın oral granül olarak hazırlanan formlarının paketlerini ilacı kullanmaya hazır olana kadar açmayınız.

Daha Fazla Bilgiye Nereden Ulaşabilirim?

Airfix Film Tablet ile ilgili daha fazla bilgi için eczacınıza danışabilirsiniz.

UNUTMAYIN! Airfix Film Tablet ve diğer bütün ilaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız; Airfix Film Tablet 'i asla başkalarıyla paylaşmayınız ve Airfix Film Tablet 'i sadece size uygun görüldüğü şekilde kullanınız.